Sahip olduğum zaman bana yetmiyor, yetiremiyorum. Çok çabalıyorum ama henüz elde edemedim. Az mı kaldı dersin?

Yeni fırsatlar yakaladım, yeni kararlar aldım ve her seferinde hayatım daha da iyiye gitti, bugünüme şükürler olsun. Fakat nedense az önce Konfüçyüs sözlerini okumaya ayırdığım vakit, şimdi bu yazıyı yazmak için ayırdığım vakit, kendime verdiğim bir ödülmüş gibi. Bu ödülü kazanmak için yaptığım tek şeyse, şu an başka hiç bir şey yapmayı istemiyor olmam. Peki bunun için uygun bir zaman mı? Tabii ki hayır!

Verdiğim sözler var ve yerine getirmek beni de, söz verdiğim insanları da büyük bir sıkıntıdan kurtaracak. Zamanım ucu ucuna yetecek gibi ama tüm bu zamanı aynı verimlilikte kullanamayacağım için  uykudan feragat ederek yetiştirmem gerekecek. Peki bu büyük bir sorun mu? Tabii ki onun da cevabı hayır.. Çünkü sorumluluklarını yerine getirmenin verdiği huzur, hiçbir uykuda yok. Vücudum elverse, haftalarca uyumamaya razı olabilirim bu sebepten.

Bununla birlikte, tatil vakitlerinde kendim için bir şeyler yapmanın küçük suçluluklar hissettirmediği zamanların gelmesini istiyorum artık. Bu durumda olmamın sebebi elbette ki geçmişte zamanımı verimli kullanamamış olmam ya da gerçekleştirmesi zor şeyleri “Hallederim ben!” diyerek, kolay bir işmiş gibi görmem ve göstermem.

Ama az kaldı.. Evet, inanıyorum buna, gerçekten az kaldı ve bu Pazartesi’den sonra zamanım bana ait olabilecek ve kendim olabileceğim. Evet, zamanınız size ait değilse siz, siz değilsiniz demektir :) Reklamdan alıntı yapıyorum şu an: “Açken sen, sen değilsin”. Zamanımı istediğim şekilde kullanmaya aç olmak galiba benimkisi de :)

Neyse. Sözün özü, şu:

Her şeyi elde etmek isteyen, elindekini de kaybediyormuş.

♪ ♫ ♪ ♪ ♫

Seve mediiim, ka raa gözz lüüüm, seni do yuuun caaa..
Hep kıs kann dımm se niii ell den, yıll larr boo yunn caaa..

♪ ♫ ♪ ♪ ♫

:D