Geçtiğimiz hafta, yazılarını bir süredir fırsat buldukça okuduğum Doğan Cüceloğlu’nun birkaç kitabını aldım ve kolinin en üstüne denk gelen kitabı alıp, çantama koydum: Onlar Benim Kahramanım.

Artık bitirene kadar çantamda kalacaktı ve ben de fırsat buldukça okuyacaktım. Öyle de oldu: metroda, uçakta, dinlenme salonunda, öğle aralarında, çok güzel zamanlar geçirmeme ve kendimle ilgili, hayatımla ilgili, ailemle ve çevremle ilgili çok önemli tespitler yapmama olanak sağladı bu kitap.

Gültekin Yazgan’ın kendi hayatını anlattığı “Kör Uçuş” isimli kitabı, Doğan Cüceloğlu’nun bu değerli insanla tanışıp, onu ve ailesini daha yakından tanıma arusunu doğurmuş ve yeni güzel dostluklara vesile olmuş. Ardından birlikte sohbet etmek için fırsatlar yaratılmış ve bunların neticesinde Doğan Cüceloğlu, “Onlar Benim Kahramanım” dediği bu güzel insanlarla ilgili kitabını yazmış ve benim gibi bu kitap yardımıyla Gültekin Yazgan’ın harikalarla dolu hayatını ve çok güzel ailesini tanıma fırsatı bulmuş olanlara da gerçekten çok kıymetli bir hediye vermiş. Kendisine teşekkürü bir borç biliyorum.

Evet, onlar benim de kahramanım artık!

Gültekin Bey, daha çocukken, henüz ilkokul eğitimini tamamlayamadan bir kaza neticesinde görme yeteneğini kaybetmiş. Görme engellilerin hayatlarının sadece yaşamaktan ibaret olduğunun düşünüldüğü yıllarda -ki günümüzde de böyle düşünen aileler, insanlar elbette vardır- kendi ayaklarının üstünde durmayı başarmış, örnek bir avukat, örnek bir öğretmen, örnek bir aile babası, kısacası örnek bir “insan”(bir “kahraman”) olmuş ve hayatı boyunca görme engellilerin karşılaştıkları sorunlara çözüm getirmek için çalışmayı yaşamının değişmez bir parçası haline getirmiş. Eşi Tülay Hanım, Gültekin Bey’in “Kör Uçuş” dediği yolculuğunda, en büyük destekçisi olmuş. Harika çocukları, torunları, daha mutlu ve daha da büyük bir aileleri olmuş.

(az önce yazdığım bazı paragrafları sildim)

Afedersiniz, farkında olmadan kitabın özetini sunmaya başlamışım; anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki.. ama sizin bu kitaptan alacağınız keyfe gölge düşürmek istemiyorum: en az benim aldığım kadar, mümkünse daha fazla keyif almanızı istiyorum. Tabii, tek kazancınız keifli bir okuma olmayacak: pek çok yeni şey öğreneceksiniz, zarif davranışlar ve hala yapılmakta olan (belki de yapmakta olduğunuz) çok zararlı davranışlar göreceksiniz, geçmişte kaldığını düşündüğünüz hayalleriniz tekrar aklınıza gelecek ve belki de bu kez daha kararlı adımlar atabileceksiniz ya da kendi yaşamınızı neye adamak istediğinizi aramaya yöneleceksiniz.

Okumayı bitirdikten sonra, çevremdekilere anlatırken, Gültekin Bey’in hala yaşadığı kannatindeydim fakat biraz önce Doğan Cüceloğlu’nun bir yazısında gördüm ki 2012 yılında vefat etmiş. Ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Ben bu kitabı gerçekten geç okumuşum. Bir kitap çıktığı anda raflarda bitiyor ya, insanlar alıp okuyorlar, onları şimdi daha iyi anlıyorum ve ben de onlardan biri olmayı gerçekten çok istiyorum. Gültekin Bey’in hala yaşadığını dülünerek okuduğum bu kitabı ayrıca sevmiştim çünkü, belki benim de tanışma fırsatım olur diyordum. Nasip değilmiş.

Kahramanlarla tanışmanız ve kahraman olmanız dileğiyle…