Menü Kapat

Hayat bir alem :)

Ömür Yanıkoğlu'nun kişisel bloğu…

Etiket / Ömür Yanıkoğlu

Hikaye

Saat sekiz. Birden ayağa fırladım ve çalmakta olan alarmı kapatırken, “Ne biçim de vaktinde kalktım!” dedim kendime. Genelde böyle olmaz çünkü; yataktan zorla kalkar, gözlerimi ovuştururken yavaşça masanın üstündeki telefona uzanır ve alarmı kapattıktan sonra aynı uyuşuklukla yatağa geri dönerim. Bu kez farklı olmasının sebebi nedir, tam olarak bilmiyorum ama ara sıra oluyor böyle ve […]

Küçük Balıkçı Teknesi

Merhaba. Sizinle iş arkadaşım İsa abinin bir anısını paylaşmak istiyorum.. Hepimizin hayatında bir büyüğünden duyup da “Vay arkadaş, hakikaten öyle!” dediğimiz mevzular olmuştur. Bu bir öğüt, ders çıkarılacak yaşanmış bir öykü ya da daha önce duymadığımız bir ata sözü olabilir… İsa abinin anısı ders çıkarılacak yaşanmış bir öykü sınıfına giriyor, gibi. Dün öğleden sonra çevre […]

Işığıma…

Seninle tanışmadan önce, karanlıklar içinde kalmış bir gölgeden farksızdım; bu günüme dahi bir anlam veremezken geleceğim, içine düşmekte olduğum dipsiz bir kuyuydu benim için… Şimdi sen varsın hayatımda; bitmeyen gündüzüm oldun, mutlu günüm, mutlu yarınlarım… Işığım! İyi ki varsın ve iyi ki yanımdasın… Seni çok seviyorum :) Ömür YANIKOĞLU 01.10.2011

Sevgi Nerde?

Yaklaşık on bir saattir yoldayız ve artık uyumak istiyorum; evimin kapısından içeri girdiğimde önce salonun camını açmak, ardından da valizi bir kenara savurup, gömleği antrede, pantolonu yatağın kenarında çıkarıp öylece yatağıma uzanmak ve kayıtsız şartsız uyumak istiyorum. Bu hayali öyle çok tekrarladım ki aklımda, koyun sayar gibi, içim geçmiş azıcık. Tam o anda, korna sesleri […]

Hayatı izlemek…

Bu günlerde bazı hayatlar dikkatimi çekti, bu günlerde olmasının özel bir sebebi var mı bilmiyorum… Birkaç gün önce, akşam üzeri, hırdavat türü bir takım ufak tefek gerecin satıldığı eski bir dükkanın eşiğinde oturan otuzlu yaşlarda bir kadın gördüm. Elinde küçükken severek oynadığım siyah 1001 in 1 yazan siyah el atarilerinden vardı. Parmaklarını seyrettim bir an […]

… ne anlamı var?

Eğer insanlar yaşadığımın farkında değillerse, yaşamanın ne anlamı var? Düşünüyorum da, pek çok şeyi fark edilmek için yapıyorum. İnsanlar beni tanısın, yaptıklarımı takdir etsin ve beni sevsin, belki biraz da hayranlık duysun istiyorum. Dünya benim etrafımda dönmeyecek hiç bir zaman, biliyorum ve istediğim de bu değil zaten; ben sadece kendi küçük dünyamızda birbirimizin etrafında dönebileceğimiz […]

Çok yorgunum…

Çok yorgunum… Dünden kalan ve aslında basit olan bir işi bitirmem gerekti bu gece… Ve nasıl bir raslantıysa artık, bu gün şu iki kelimelik cümle dikkatimi çekti: Az çoktur! Gerçekten de öyleymiş, az, aslında sandığım kadar az değilmiş… Neyse, bu yorgunluğun üstüne güzel bir uyku uyuyacağıma eminim, bu da yeterli bir mükafat aslında… Hayat daha […]

Özünde insan vardır sevmelerin!

Kaç yaşıma gelirsem geleyim çarpışan arabaları sevmekten vazgeçemem herhalde. Tamam, pek sık gitmem lunaparka ama yine de çarpışan arabaları severim. Kim sevmez ki… Birkaç kişinin “Ben sevmem lunapark, falan!” dediğini duyar gibi oldum. Bu bir hastalıktır, kurtulun ondan! Çarpışan arabaların yeri her zaman ayrıdır ya, bu konuda fikir belirtmek istiyorum aslında. Yeri ayrıdır; çünkü tanımadığımız […]

Hayatım Bir Şiirdir Benim

Geçen sene yazdığım bir şiirle başlıyorum bloglamaya. Bu şiirden sonra artık biliyorum ki sevdiğim kız yanıma gelip bana malum soruyu sorarsa ona gerçekleri söyleyeceğim :) Hayatım Bir Şiirdir Benim Hayatı şiir gibi yaşadım diyemem Ama yaşadığım hayat bir şiirdir benim Acısıyla, tatlısıyla hiçbir gününü ıskalamadan yaşadım Yirmi üç yıl bir fiil yaşlandım İlkokuldan öncesini pek […]